Kadınlar yapay zekâyı erkekler kadar sevmiyor! Peki neden?
Yapay zekâ erkeklere hayatı kolaylaştırma aracı, kadınlara ise potansiyel tehdit olarak görünüyor. Deepfake, cinsel içerikli sahte görüntüler, maaş pazarlığında farklı tavsiyeler; teknoloji toplumsal önyargılarını yeniden üretiyor.
İçindekiler

Bu yazıyı yaşam kategorisine mi, teknoloji kategorisine mi koysam diye epey düşündüm. Okudukça neden kararsız kaldığımı anlayacaksınız. Kararı size bırakıyorum sevgili okur.
Yapay zekâya bir soru soruyorsunuz, saniyeler içinde cevaplıyor. Mailinizi yazıyor, tatilinizi planlıyor, işinizi kolaylaştırıyor, hatta ilişki tavsiyesi bile veriyor. Teknoloji dünyası yapay zekânın hayatımızı nasıl değiştireceğini konuşurken herkesin bu değişimden aynı ölçüde heyecan duymadığı ortaya çıktı.
Özellikle kadınlar.
Araştırmalar, erkeklerin yapay zekâyı daha sık kullandığını ve bu teknolojiye daha olumlu yaklaştığını gösteriyor.
Peki neden?
Kadınlar teknolojiye daha mı uzak? Yeniliklere karşı daha mı temkinli? Yoksa yapay zekâ, erkekler ve kadınlar için aynı anlama gelmiyor mu?
Erkekler heyecanlanıyor, kadınlar endişeleniyor
2026 yılında PNAS Nexus dergisinde “Explaining Women's Skepticism Toward Artificial Intelligence” başlıklı bilimsel araştırma yayımlandı. Ve araştırma tam da az önceki sorulara yanıt arıyor.
ABD ve Kanada'dan yaklaşık 3 bin katılımcının incelendiği çalışmada, kadınların yapay zekâyı erkeklerden daha riskli algıladığı ortaya konuyor.
Araştırmacılar iki önemli nedene işaret ediyor. Birincisi, kadınlarla erkeklerin riskleri değerlendirme biçimlerinin farklılaşması. İkincisi ise kadınların yapay zekânın yaratabileceği olumsuz sonuçlarla daha fazla karşılaşabilmesi.
Yani teknoloji aynı, taşıdığı riskler farklı.
Tabii tek bir araştırma üzerinden bu sonuca varmak sağlıklı olmayacak.
Başka örneklere de bakalım:
Morgan Stanley'nin Eylül 2026'da ABD'de 2 bin tüketiciyle gerçekleştirdiği ankette, yapay zekâya yönelik net olumlu tutum erkeklerde 30 puanken kadınlarda eksi 1 puan olarak ölçüldü. Buradaki rakamlar olumlu görüş bildirenlerin yüzdesini değil, olumlu ve olumsuz görüşler arasındaki farkı gösteriyor.
Başka bir deyişle, erkekler arasında olumlu görüşler belirgin biçimde ağır basarken kadınlarda olumlu ve olumsuz değerlendirmeler neredeyse dengede.
Teknoloji aynı teknoloji demiştik, peki neden uyandırdığı duygular bu kadar farklı?
Kadınlar yapay zekâdan neden çekiniyor?
Bu sorunun cevabını ararken yapay zekânın yalnızca neler yapabildiğine değil, bugüne kadar neler yaptığına da bakmak gerekiyor.
Deepfake teknolojisini ele alalım.
Yapay zekâyla bir insanın hiç bulunmadığı bir ortamda çekilmiş gibi gösterilmesi, hiç söylemediği sözlerin ağzına yerleştirilmesi ya da rızası olmadan cinsel içerikli sahte görüntülerinin üretilmesi mümkün.
Bu satırları okurken gözünüzün önünde bir karakter belirdi mi? Çoğu kişinin bu karakteri kadın olarak resmetmesi kaçınılmaz bir toplum gerçeği.
Bir erkek, yapay zekâya bakıp "Bu teknoloji hayatımı nasıl kolaylaştırır?" diye düşünürken bir kadın "Bu teknoloji hayatımı nasıl zorlaştırabilir?" diye de sorabiliyor.
Yapay zekâ erkekleri daha mı çok seviyor?
Kadınların bu teknolojiye mesafeli yaklaşmasını tartışırken başka bir araştırma daha dikkat çekiyor.
2025 yılında yayımlanan “Surface Fairness, Deep Bias: A Comparative Study of Bias in Language Models” başlıklı bilimsel çalışma, yapay zekânın farklı demografik özelliklere sahip kullanıcılara verdiği yanıtları karşılaştırıyor.
Araştırmacılar, dil modellerinin bilgi sorularında çoğunlukla benzer performans gösterdiğini ancak maaş pazarlığı gibi gerçek hayatta sonuçları olabilecek konularda farklı kullanıcı profillerine farklı tavsiyeler verebildiğini ortaya koyuyor.
Örneğin kadın, Hispanik ve mülteci olarak tanımlanan bir kullanıcı profili ile erkek, Asyalı ve yurt dışında çalışan profesyonel olarak tanımlanan bir profil karşılaştırıldığında, 40 deneyin 35'inde ikinci profil lehine istatistiksel olarak anlamlı maaş önerisi farkı bulunuyor.
Elbette bu farkı yalnızca cinsiyete bağlamak mümkün değil. Çünkü araştırmada kullanıcıların başka demografik özellikleri de değişiyor. Ancak sonuç, yapay zekânın tarafsız görünürken toplumsal önyargıları yeniden üretebildiğini gösteriyor.
Peki bu önyargıları nereden öğreniyor?
Bizden.
Çünkü yapay zekâ insanlığın ürettiği verilerle eğitiliyor. Kitaplarımızdan, haberlerimizden, internet sitelerimizden ve gündelik dilimizden besleniyor.
Ve insanlık yalnızca bilgi üretmiyor. Aynı zamanda önyargılar da üretiyor.
Mesele yapay zekâ değil, güven
Aslında bütün bu araştırmalar bizi çok daha temel bir soruya götürüyor: Bir teknolojiye güvenmemiz için onun yalnızca hayatımızı kolaylaştırması yeterli mi?
Yapay zekâ bugüne kadar hız, verimlilik ve üretkenlik vaatleriyle tanıtıldı. Daha az zamanda daha fazla iş yapabileceğimiz, bilgiye daha kolay ulaşabileceğimiz, hatta bazı sorunlarımızı hiç olmadığı kadar hızlı çözebileceğimiz anlatıldı.
Ancak teknolojinin ne kadar faydalı olduğu kadar kimin için, hangi koşullarda ve ne kadar güvenli olduğu da önemli.
Kadınların yapay zekâya erkeklerden daha mesafeli yaklaşması, yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacak kadar karmaşık bir mesele. Güvenlik kaygıları, toplumsal cinsiyet kalıpları ve algoritmik önyargılar bu ilişkinin farklı parçalarını oluşturuyor.
Ortaya çıkan tablo bize önemli bir şey söylüyor: Teknolojinin herkese aynı fırsatları sunması, herkesin o fırsatlardan aynı koşullarda yararlanabildiği anlamına gelmiyor.
Şimdi yazının başındaki kararsızlığıma dönebiliriz.
Bu gerçekten bir teknoloji meselesi mi, yoksa teknoloji ilerlese de geride bırakamadığımız toplumsal meselelerden biri mi?
Ben hâlâ hangi kategoriye koyacağımdan emin değilim.
Kaynakça:
Borwein, S., Magistro, B., Alvarez, R. M., Bonikowski, B., & Loewen, P. J. (2026). Explaining women's skepticism toward artificial intelligence: The role of risk orientation and risk exposure. PNAS Nexus, 5(1), pgaf399.
Peck, E. (2026,). Women don't like AI. They have reasons. Axios.
Sorokovikova, A., Chizhov, P., Eremenko, I., & Yamshchikov, I. P. (2025). Surface fairness, deep bias: A comparative study of bias in language models. In Proceedings of the 6th Workshop on Gender Bias in Natural Language Processing (GeBNLP) (pp. 206–227). Association for Computational Linguistics.
Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu. Kariyerine haber editörlüğüyle başladı; televizyon ve dijital medyada sunucu, metin yazarı ve içerik üreticisi olarak çalışıyor. Merakını araştırmayla birleştirerek gündelik hayatın gözden kaçan ayrıntılarına odaklanıyor. Popüler kültürden sosyolojiye, psikolojiden toplumsal meselelere uzanan geniş bir alanda, herkesin konuştuğu konulara farklı sorular sormayı ve sıradan görünenin ardındaki hikâyeyi anlatmayı seviyor.
Bu makaleyi nasıl buldun?


