İçeriğe geç
Gündem

Adı Yok, Ama Birinci: Özel'in Yeni Partisi Anketlerde Öne Geçti

Henüz kurulmamış, adı bile belli olmayan bir parti AKP ve CHP'yi geride bırakıyor. Bu tablo Türkiye siyasetindeki derin gerginliğin somut yansıması.

İçindekiler
Kadın, dünya çapında tüketim anketini gösteren renkli çubuk grafik tutan pano tutuyor.
Fotoğraf: RDNE Stock project · Pexels

Henüz bir logosu yok. Genel merkezi yok. Tüzüğü, programı, üye listesi yok. Adı bile yok. Ama anketlerde birinci.

Özgür Özel'in kuracağı söylenen yeni parti, Konsensüs Araştırma'nın son verilerine göre AKP'yi ve CHP'yi geride bırakarak siyasi tercihlerde ilk sıraya oturdu. Bu tek cümleyle özetlenebilecek bir bulgu değil. Türkiye siyasetinin kısa sürede ne kadar gergin, ne kadar arayış içinde ve ne kadar kırılgan bir zemine oturduğunu gösteriyor.

CHP'nin içinden kopan bir deprem

Özgür Özel, CHP'nin genel seçimle göreve gelen genel başkanıydı. Türkiye muhalefetinin en büyük partisinin başındaki isim. Bu ismin partiyle yollarını ayırma sürecine girmesi, sıradan bir iç çatışma olmaktan çok öteye geçti.

Ayrılışın arka planında, CHP'nin uzun süredir çözüme kavuşturamadığı yönetim krizleri, parti içindeki güç dengeleri ve muhalefet siyasetinin önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceğine dair derin görüş ayrılıkları yatıyor. Özel'in bu kopuşu nasıl ve ne zaman resmileştireceği henüz netlik kazanmamış olsa da siyasi çevrelerdeki tartışma çoktan başladı. Ve anketler bu tartışmanın boyutunu açıkça ortaya koyuyor.

Bir partinin, kurulmadan önce bu kadar hızlı bir gündem yaratması rastlantı değil. Türkiye'de siyasi hayal kırıklığının boyutu bunu mümkün kılıyor.

"Adı yok" ama oyu var

Konsensüs Araştırma'nın bulgularına göre Özel'in kuracağı yeni parti, seçmen tercihlerinde AKP ve CHP'nin önüne geçiyor. Rakamları tek tek sıralamak yerine tablonun ne anlama geldiğini düşünmek daha işlevli.

Anket metodolojisi açısından değerlendirildiğinde, adı, programı ve somut bir varlığı olmayan bir yapıya verilen destek, aslında o yapıya değil, mevcut düzene duyulan hayal kırıklığına verilen bir yanıttır. Katılımcılar "Özel'in partisi" diye sorulan seçeneği işaretlerken büyük olasılıkla somut bir proje hayal etmiyor; var olanın dışında bir şey arıyor. Bu farkı göz ardı etmek, anketi yanlış okumak olur.

Ama bu ayrımı yapmak, bulguyu küçümsemek anlamına da gelmiyor. Tam tersine, "var olmayan bir seçenek" mevcut seçenekleri geçiyorsa, mevcut seçeneklere güven kaybının ne noktada olduğu anlaşılır. Bu kendi başına son derece önemli bir veri.

AKP ve CHP bu tablodan ne okumalı

AKP cephesinden bakıldığında, iktidardaki bir partinin adı bile olmayan bir muhalefet girişimine karşı ikinci sıraya düşmesi, tabanında ciddi bir yorgunluk ve beklenti kırıklığının biriktiğine işaret ediyor. Ekonomik baskı, gündelik yaşam maliyeti ve kurumsal güven sorunları bu yorgunluğun bilinen tetikleyicileri. AKP'nin bu veriyi görmezden gelmesi mümkün değil.

CHP'nin durumu ise daha karmaşık. Kendi genel başkanından ayrılan oyların anketlerde başka bir sütuna kayması, partinin kurumsal kimliğinin yeterince güçlü olmadığını gösteriyor. Seçmenin partiyle değil liderle bağ kurduğu siyasi kültürlerde bu tür kırılmalar çok daha sert yaşanır. CHP uzun süredir bu ikilemin içinde. Kılıçdaroğlu döneminde de benzer bir gerilim vardı; şimdi farklı bir görünümle karşımıza çıkıyor.

Ayrıca CHP'nin sol-merkez seçmen tabanı, son yıllarda ciddi biçimde çeşitlendi. Bu tabanın bir kısmının Özel'le birlikte gidebilecek olması, partinin sadece üye değil, temsil gücü kaybı anlamına da geliyor.

Türkiye'de yeni parti tarihine kısa bir not

Türkiye'de "yeni parti kurma" siyasi coşku üretmede oldukça başarılı, ancak bu coşkuyu oy sandığına taşımada genellikle sınırlı kalan bir süreç. Bu tablonun istisnaları var elbette; AKP'nin 2002'deki yükselişi, tarihsel bağlamı bir yana, örgütsel alt yapının mevcut olduğu koşullarda gerçekleşti. Öncesinde kitlesel bir taban ve tecrübeli bir kadro hazırdı.

Son on beş yılın siyasi tarihine bakıldığında, "yeni umut" olarak anket coşkusuyla başlayan pek çok girişimin sonraki seçimlerde beklentilerin çok gerisinde kaldığı görülüyor. İYİ Parti, DEVA, Gelecek, TİP... Her biri anketlerde farklı dönemlerde parlak tablolar verdi. Gerçeğe dönüşme oranları ise birbirinden farklı ve çoğunlukla hayal kırıklığı yaratan sonuçlar doğurdu.

Bunun iki temel nedeni var: birincisi, Türkiye'nin seçim sistemi küçük ve orta ölçekli partileri parlamentoya taşımayı zorlaştırıyor. Yüzde on seçim barajı yüzde yediye indirildi, bu önemli bir değişim; ama seçmen psikolojisindeki "oy boşa gider" kaygısı hâlâ belirleyici. İkincisi, örgütsel altyapı kurmak zaman ve kaynak gerektiriyor. Anket coşkusunu oy sandığına taşıyan partiler, bunu genellikle aylarca süren saha çalışmasıyla, ilçe ilçe örgütlenerek başarıyor.

Özel'in bu iki sorunu nasıl çözeceği, anket birinciliğinin siyasi gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.

Yapısal engeller ve önümüzdeki tablo

Özel cephesinin önünde somut ve ciddi engeller var.

Birincisi, zaman. Yeni bir siyasi parti kurmak, isim, tüzük, program, yönetim kadrosu, il ve ilçe örgütleri gerektiriyor. Bunların bir kısmı hukuki zorunluluk, bir kısmı siyasi zorunluluk. Seçim takvimi baskısı altında yapılan örgütlenmeler tarihsel olarak zayıf kalıyor.

İkincisi, finansman ve kaynak sorunu. Bağımsız bir siyasi yapı, hazır bir seçmen tabanına rağmen ciddi mali altyapı gerektiriyor. Türkiye'de siyasi parti finansmanının yasal sınırları ve Hazine yardımının koşulları düşünüldüğünde, yeni bir yapının bu aşamayı nasıl aşacağı belirsizliğini koruyor.

Üçüncüsü ve belki de en kritik olanı, kadro meselesi. Özel'in CHP'den ne kadar isim, seçilmiş yerel yönetici ve deneyimli siyasetçi götüreceği henüz bilinmiyor. Ama gidecek isim sayısı hem yeni partinin gücünü hem de CHP'nin uğrayacağı hasarı belirleyecek.

Kısa vadeli siyasi dengelere bakıldığında ise tablo şu: Özel'in yeni partisi kurulduğu andan itibaren muhalefet alanında ciddi bir rekabet dinamiği başlatacak. Bu durum, mevcut muhalefet birliği arayışlarını zorlaştırabilir. Öte yandan, "muhalefet dağıldı" söylemi iktidar bloğuna kısa vadeli bir nefes alanı açabilir. Ancak bu nefes alanının uzun vadeli bir faydaya dönüşüp dönüşmeyeceği, AKP'nin kendi iç sorunlarını nasıl yönettiğine bağlı.

Gerçek soru şu

Anketler bir ruh halini ölçer. "Özel'in partisi birinci" bulgusu, somut bir siyasi tercihin değil, mevcut seçeneklere duyulan yorgunluğun ve belirsiz bir umudun ölçümüdür. Bu farkı görmek, hem analizi doğru yapmak hem de önümüzdeki süreci gerçekçi değerlendirmek açısından şart.

Türkiye siyasetinde yeni parti kurma girişimleri her zaman bu ikilemle karşılaştı: anket coşkusu gerçekten yüksek, örgütsel gerçeklik ise çoğunlukla hayal kırıklığı yarattı. Özel'in bu denklemi tersine çevirip çeviremeyeceği, önümüzdeki aylarda netlik kazanacak.

Ama şunu şimdiden söylemek mümkün: adı olmayan bir parti iktidar partisinin önüne geçiyorsa, bu topraklarda siyasi bir şeyler kırılmış demektir. O kırığın nasıl onarılacağı, ya da kimin elinde yeniden şekilleneceği, Türkiye'nin en önemli açık sorusu olmaya devam ediyor.

Kaynaklar

Sıkça sorulanlar

Özgür Özel'in partisi anketlerde nasıl birinci olabildi?

Henüz somut varlığı olmayan partiye verilen destek, mevcut AKP ve CHP'ye duyulan hayal kırıklığına verilen bir yanıttır. Katılımcılar değişim arayan bir ruh haline yanıt vermişlerdir.

Bu anket sonucu seçimde aynı şekilde çıkar mı?

Türkiye'de yeni parti kurma girişimlerinin anket coşkusu genellikle seçim sandığında gerçekleşmemiştir. İYİ Parti, DEVA, Gelecek ve TİP gibi partiler anketlerde parlak tablolar vermiş, ancak gerçek seçimlerde hayal kırıklığı yaratmıştır.

Özel'in yeni partisi CHP'yi nasıl etkileyecek?

CHP, kendi genel başkanından kopan oyların başka partiye gitmesini kurumsal kimliğinin zayıflığı olarak görmektedir. Sol-merkez tabanının bir kısmı gidiyor olması, partinin temsil gücü kaybı anlamına gelmektedir.

Yeni parti kurmada ana engeller neler?

Zaman kısıtlığı, mali altyapı gerektirme ve CHP'den götürülebilecek deneyimli kadro sayısının belirsizliği üç ana engel olarak öne çıkmaktadır. Seçim takvimi baskısı altında yapılan örgütlenmeler tarihsel olarak zayıf kalmıştır.

Bu gelişme iktidar partisini nasıl etkiler?

AKP'nin adı bile olmayan bir muhalefet girişiminin önüne düşmesi, tabanında ekonomik baskı, gündelik yaşam maliyeti ve kurumsal güven sorunlarından kaynaklanan ciddi yorgunluğu göstermektedir. Ancak muhalefet bölünmesi kısa vadede iktidar bloğuna nefes alanı açabilir.

Etiketler

Barış Dursun

Yazar

Barış Dursun

Türkiye'nin siyasetini, ekonomisini, toplumsal dinamiklerini ve gündemini yakından takip eden deneyimli bir analiz yazarı. İç gelişmeleri veri odaklı bir yaklaşımla değerlendirir, kamuoyunun nabzını tutar ve eleştirel bakış açısıyla derinlemesine analizler sunar. Karmaşık gündemleri sade, anlaşılır ve tarafsız bir dille okuyucuya aktarır.

Tüm yazıları

Bu makaleyi nasıl buldun?

Paylaş

KROP Bültenler

KROP Gündem ile haftana başla.

Haftanın gündemi: haberler, analizler, KROP editörlerinin notu. Her Cumartesi sabahı. Tek tıkla bırakırsın, KVKK uyumludur.

Haftalık · 09:00 · 2 abone · Tek tıkla bırakırsın