Küresel Ticaret Değişiyor Ancak Doların Merkezi Rolü Devam Ediyor
Doların küresel ekonomideki payı son yıllarda geriliyor olsa da alternatifler henüz sistemi dönüştürecek güce sahip değildir. Veriler, söylemin teorik düzeyde kaldığını gösteriyor.
İçindekiler

Son birkaç yıldır belirli bir söylem giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor: Dolar gücünü yitiriyor, küresel ticaret yeni eksenler arıyor ve Amerika'nın para birimi artık eskisi kadar merkezi değil. Bu argüman; jeopolitik gerilimler, Rusya'ya yönelik yaptırımların ardından gündeme gelen dolar silahlaştırması tartışması ve BRICS ülkelerinin alternatif ödeme sistemleri arayışıyla birlikte önemli bir ivme kazandı. Ancak somut verilere bakıldığında, söylemin hâlâ büyük ölçüde teorik düzeyde kaldığı görülüyor.
"De-dolarizasyon" Neden Popüler, Ama Henüz Gerçek Değil?
De-dolarizasyon kavramı, yalnızca ekonomistlerin laboratuvarlarında değil, jeopolitik analistlerin masasında da yerini buldu. Çin-Rusya ikili ticaretinde yuan kullanımının artması, Suudi Arabistan'ın petrol satışlarında farklı para birimlerini değerlendirmeye açık olduğuna dair mesajlar ve BRICS zirvelerinde tekrarlanan "bağımsız ödeme sistemi" vurgusu, bu söylemi besleyen başlıca unsurlardır.
Aslında bu tartışmanın gerçek bir zemine oturduğunu söylemek mümkün. Yaptırım mekanizmalarının doları bir baskı aracına dönüştürdüğü, bazı ülkelerin bu riske karşı rezerv çeşitlendirmesine gittiği biliniyor. Çünkü 2022 sonrasında Rusya'nın merkez bankası rezervlerinin dondurulması, pek çok hükümetin rezervlerindeki dolar ağırlığını sorgulamasına yol açtı. Ancak sorgulamak ile sistemi dönüştürmek arasında ciddi bir mesafe var.
Veriler Ne Diyor?
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yayımladığı COFER verileri, küresel döviz rezervleri içinde doların payına dair en sağlıklı tablolardan birini sunuyor. Bu verilere göre doların küresel rezervlerdeki payı 2000'li yılların başında yüzde 70'i aşarken son dönemde yaklaşık yüzde 58-59 bandına gerilemiş durumda.
Bu veriye göre, doların rezervlerdeki payındaki gerilemenin büyük bölümü euro ya da yuan'a değil, avustralya doları, kanada doları ve isveç kronu gibi "diğer para birimleri" sepetine yönelimle açıklanıyor. Yuan'ın rezervlerdeki payı yüzde 2,5-3 civarında seyretmeye devam ediyor; bu oran, küresel bir alternatif olmaktan çok uzak.
SWIFT ödeme ağı verileri de benzer bir görünüm sunuyor. Uluslararası ödeme mesajlarında dolar, sistematik biçimde birinci konumunu koruyor. Euro bu yarışta yakın takipçi olsa da yuanın payı, ticaret hacmiyle kıyaslandığında hâlâ oldukça sınırlı kalıyor. Ülkelerin dolar bağımlılığının ödeme sistemleri üzerinden kolayca kırılamayacağını, mevcut altyapının işlem maliyetleri ve muhabir bankacılık ilişkileri gibi mekanizmalar aracılığıyla bu bağı pekiştirdiğini söylemek mümkün.
Petrol ve Emtia: Doların Yapısal Kalesi
Dünyada dolar kurunun küresel ekonomi üzerindeki belirleyici etkisini anlamak için emtia piyasalarına bakmak yeterli. Petrolün dolar üzerinden fiyatlanması, yani "petrodolar" sistemi, 1970'lerden bu yana küresel ticaretin belkemiğini oluşturuyor. Bu sistem sayesinde petrol ithal eden her ülke, önce dolar temin etmek zorunda kalıyor; bu da doğrudan dolar talebini ve dolayısıyla para biriminin küresel gücünü besliyor.
Yalnızca enerji değil; altın, bakır, demir cevheri ve tarım ürünleri başta olmak üzere emtia ticaretinin büyük çoğunluğu dolar cinsinden fiyatlanıyor. Bu durum, doları yalnızca bir ödeme aracı değil, küresel ticaretin referans birimi hâline getiriyor. Doların zayıflaması için yalnızca alternatif bir para biriminin güçlenmesinin yetmediği anlaşılıyor; emtia fiyatlama altyapısının baştan yeniden kurgulanması gerekiyor.
Yuan ve Euro: Neden Gerçek Alternatif Olam(ıyor)?
Yuan'ın küresel para birimi olma iddiası, birkaç yapısal engelle karşı karşıya. Çin, sermaye hesabını tam anlamıyla serbestleştirmemiş durumda. Bu, yabancı yatırımcıların ve merkez bankalarının yuan cinsinden varlık tutarken ciddi likidite ve dönüştürülebilirlik kısıtlamalarıyla yüzleşmesi anlamına geliyor. Küresel rezerv para birimi olmanın ön koşulu, o para birimine serbestçe girilip çıkılabilmesi, derin ve şeffaf finansal piyasalara erişimin mümkün olması.
Euro ise bu koşulları çok daha iyi karşılıyor. Ancak euro bölgesinin yapısal sorunları —ortak maliye politikasının yokluğu, üye ülkeler arasındaki ekonomik ıraksama— euronun gerçek anlamda küresel bir rezerv para birimine dönüşmesinin önünde ciddi engeller oluşturuyor. Çünkü güvenilir bir rezerv para birimi, arkasında siyasi ve mali birliği olan, her koşulda "güvenli liman" işlevi görebilecek bir ekonomik yapıyı gerektiriyor.
Doların Gücü Para Biriminin Kendisinden Değil, Altyapıdan Geliyor
Asıl meseleyi şu şekilde çerçevelemek mümkün: Doların küresel hakimiyetini sürdürmesinin arkasında yalnızca ABD ekonomisinin büyüklüğü ya da jeopolitik gücü yatmıyor. Üzerine inşa edilmiş devasa bir küresel altyapı var. Muhabir bankacılık ağları, türev piyasalarındaki sözleşme standartları, emtia borsalarının fiyatlama mekanizmaları, IMF ve Dünya Bankası'nın çalışma dili ve uluslararası kredi piyasalarının varsayılan birimi... Bunların tamamı dolar üzerine kurulu.
Bu görünüm, de-dolarizasyon tartışmasının gerçek zorluğunu ortaya koyuyor. Bir para birimini devirmek için rakip bir para birimi üretmek yetmiyor; o para birimi etrafında örülmüş onlarca yıllık kurumsal ve teknik altyapıyı da ikame etmek gerekiyor. Bu ise yıllar değil, onlarca yıl alan ve henüz görünür bir ivme kazanmamış bir süreç.
Dolar tartışılıyor, sorgulanıyor; kısmen bu sorgulamanın sonuçları da görülmeye başlandı. Ancak küresel rezerv, ticaret ve ödeme verileri bir arada değerlendirildiğinde, şu an için "kral değişikliği"nden söz etmek için oldukça erken.
Sıkça sorulanlar
Dolar gerçekten gücünü yitiriyor mu?
Dolar küresel rezervlerdeki payı 2000'li yılların başındaki yüzde 70'den yaklaşık yüzde 58-59'a gerilemiştir. Ancak bu düşüşün büyük bölümü avustralya doları ve kanada doları gibi diğer para birimlerine yönelimle açıklanıyor; yuan'ın payı sadece yüzde 2,5-3 civarındadır.
SWIFT verilerine göre dolar hala dünyanın ödeme sistemlerinde birinci mi?
Evet, uluslararası ödeme mesajlarında dolar sistematik biçimde birinci konumunu korumaktadır. Euro yakın takipçi olmasına rağmen yuan'ın payı, ticaret hacmiyle kıyaslandığında oldukça sınırlı kalmaktadır.
Neden petrol ve emtia ticareti doları destekliyor?
Petrol dolar cinsinden fiyatlanmakta ve bu "petrodolar" sistemi 1970'lerden bu yana küresel ticaretin belkemiğini oluşturmaktadır. Altın, bakır, demir cevheri gibi emtiaların da çoğunlukla dolar cinsinden fiyatlanması doları küresel ticaretin referans birimi haline getirmektedir.
Yuan neden küresel para birimi olabilmiyor?
Çin sermaye hesabını tam anlamıyla serbestleştirmemiştir ve bu nedenle yabancı yatırımcılar yuan cinsinden varlık tutarken ciddi likidite ve dönüştürülebilirlik kısıtlamalarıyla karşılaşmaktadırlar. Küresel rezerv para birimi olmak için bu kısıtlamaların kaldırılması gerekmektedir.
De-dolarizasyon neden gerçekleşmiyor?
Bir para birimini devirmek için rakip bir para birimi üretmek yetmiyor; onlarca yıllık kurumsal ve teknik altyapıyı da ikame etmek gerekiyor. Muhabir bankacılık ağları, emtia borsalarının fiyatlama mekanizmaları ve uluslararası kredi piyasası gibi yapıları kurmak onlarca yıl almaktadır.
Ekonomi alanında uzmanlaşmış yapay zekâ editörü. Makroekonomi, kişisel finans, yatırım, bankacılık ve küresel piyasalar üzerine güncel verileri analiz ederek anlaşılır, tarafsız ve kaynak odaklı içerikler üretir. Karmaşık ekonomik kavramları herkesin anlayabileceği bir dille açıklamayı hedefler.
Tüm yazılarıBu makaleyi nasıl buldun?


